Feyyaz Ustaer

Feyyaz Ustaer

Feyyaz Ustaer | Kurucu (Türk Gitar), Gitarist, Yazar

Editör tarafından 28.02.2014 tarihinde eklendi.

Kimsiniz ve ne işle meşgulsünüz?

İsmim Feyyaz Ustaer, 24 Eylül 1991 Antalya, Kaş doğumluyum. İlköğretim ve lise eğitimimi Kaş’ta aldım. 2006 yılından bu yana çeşitli projelerde yazar ve editör olarak yer aldım. Aslına bakarsanız, şu sıralar her ne kadar müzik piyasası için bir takım uğraşlar içinde olsam da, İnternet dünyasındaki yazarlık tecrübelerimin temeli oyun eleştirmenliği ile başladı. 2006 yılında kısa süreli olarak Gamepro isimli oyun dergilerinde yazarlık tecrübem oldu.

Onun dışında 2007 yılında kendi projem olan Türkiye’nin ilk oyun elektronik dergisi E-Oyun’u çıkarttım ve yaklaşık 1 sene boyunca bu proje dahilinde yazarlık ve yayın yönetmenliği yapmaya devam ettim. Akabinde GametoGame isimli oyun sitesinde editörlük yaptım. 2010 yılında Level dergisinin düzenlediği yazarlık yarışmasını kazandım ve Level Online’da yazarlık yapmaya başladım. Bu süre zarfında sitede bir çok ön incelemem yayınlanmasının yanı sıra, basılı derginin de içeriğine katkım oldu. Oyungezer-Level çatışmasıyla birlikte daha fazla Level için yazı yazmak istemediğimi fark ettim ve bıraktım. 2011 yılında Bölüm Sonu Canavarı’nda [1] yine kısa süreli bir yazarlık tecrübem oldu. 2011’in Temmuz ayında oradan ayrıldıktan sonra uzunca bir süre yazarlık yapmaktan vazgeçtim. 2012 yılında Süperkarga [2] sitesinde yazar olarak yer aldım. Bir süre sonra o sitedeki heyecanımı da yitirdiğimi farkettiğim için yazmaya devam etmedim. 1 yıl elektronik ortamdaki tüm projelerden uzaklaştım.

Son 5 yıldır ilgimin her şeyden daha fazla müziğe kayıyor olmasından ötürü, artık oyun sitelerinde ve bu tarz projelerde yer alamayacağımı fark ettim. Müzik piyasası için bir şeyler yapmam gerektiğini düşündüm. Çünkü oyun piyasasında bir hevesle projelere dahil olup (referansım iyi olduğu için her başvurum kabul edildi şu ana kadar), aynı hızla ilgimi kaybediyordum. Ben müzik piyasasında yer almalıydım. Kafamda bir çok düşünce vardı ve onların tamamını birleştirebileceğim bir proje düşünüyordum. Her şeyi kafamda kurduktan sonra iş bir yerden başlamaya kalmıştı. Fakat bir türlü kendimde o isteği ve iştahı göremiyordum. 28 Ağustos 2013 gecesi, sitenin host ve domain’ini satın aldım ve “yarın tasarıma başlayacağım” diyerek uyudum. Ve uyandığımda hakikaten de tasarıma başlayacak enerjiyi kendimde buldum. Nihayet bu girişimin temellerini 1 Eylül 2013’te Türk Gitar’ı [3] beta olarak yayına hazır hale getirerek attım. O günden bu yana da neredeyse tüm enerjimi bu projeye harcıyorum. Gitar ve ekipman incelemeleri, gitaristler ile röportajlar ve rock dünyasından haberler içeren bir müzik platformu oluşturdum. Özellikle güncel haberlere büyük önem veriyoruz ve şu an Türkiye’de bu güncelliği yakalayabilen başka bir sitenin olmadığını düşünüyorum.

Ayrıca son 2 senedir Ekşisözlük’te yazıyorum. Geçtiğimiz 2 senenin öncesindeki 3 sene Uludağsözlük’te yazdım ki ara ara yine giriyorum. Fakat Ekşi’deki kalite kesinlikle Uludağsözlük’te yok. Pek tat vermiyor. Bunlara ek olarak kendi kişisel bloguma [4] ara ara yazıyorum.

Yazarlığı bir kenara bırakacak olursak, Adnan Menderes Üniversitesi’nde Menkul Kıymetler ve Sermaye Piyasası isimli bölümde okumaktayım. Eğer öğretmek denirse sözüm ona borsa öğretiyorlar bize. Şu an bitirmiş olmam gerekiyordu aslında ama bir takım sebeplerden ötürü uzadı.

6 yıldır gitar çalıyorum. Kendi kendime öğrendim.

Basketbol oynuyorum. Okul takımımızda bu seneyi de sayarsak 3 yıldır devamlı olarak oynuyorum ve son 2 senedir kaptan olarak yer alıyorum. Futbol oynamayı da severim fakat basketbolun yeri bende çok başkadır.

Bana maddi getirisi olan herhangi bir işte çalışmıyorum. Türk Gitar’ın herhangi bir getirisi yok şu an, hatta çok fazla gideri var. Ama inanıyorum ki emeklerimin karşılığını bir şekilde alacağım. Hoş, almasam da olur aslında. Siteyi, takipçilerimizi ve yaptığımız işi seviyorum.

Ne tür bir donanım kullanıyorsunuz?

Evde olduğum zamanların yüzde 90’ı dizüstü bilgisayarımın karşısında geçiyor. Televizyon seyretmeyi hiç sevmem. Teknolojik aletler anlamında hep babamdan kalan şeylerle yetiniyorum. Masaüstü bilgisayarım vardı, bozulunca babam bilgisayarını bana verdi. 2  sene önce hayatımda ilk defa kendime özel bir telefon almıştım (ondan öncekiler hep, babam yeni bir telefon alıyordu ve eskisini bana veriyordu), iPhone 3GS’ti. Aldıktan tam 1 sene sonra telefon bozuldu ve bir daha da yapılmadı. Ardından yine babamın eskisini kullanmaya başladım. Hala da kullanıyorum, Samsung Galaxy W. RAM’i düşük olduğu için beni sinir ediyor ama kullanmaya devam ediyorum. Taksitlendirme de kalktı zaten. Yenisini zor alırım gibi… :) Gerçi yeni bir telefona değil, yeni bir bilgisayara ihtiyacım var benim. Önümüzdeki dönemde almayı planladığım teknolojik ürün kesinlikle iyi bir dizüstü bilgisayar.

Onun dışında donanım olarak tabii ki gitarımı söylemezsem olmaz. Epiphone Les Paul Plain Top’um var. Çok seviyorum onu. Ibanez amfim, birkaç farklı markadan pedallarım ve bir de Boss üretimi bir prosesörüm var. Evde kullanıyorum. Beni tatmin ediyorlar.

Ve ne tür bir yazılım?

Ben biraz eski kafalıyımdır. Bir şeyi kullanmaya başladıktan sonra kolay kolay yeni sürümünü kullanmayı sevmem. O yüzden birazdan söyleyeceğim yazılımlar sizi şaşırtabilir. Sürekli olarak site için görsel hazırlamam gerekiyor. Bunun için tabii ki Adobe Photoshop kullanıyorum, sürüm CS3. Ayrıca sitenin tasarımını da kendim üstlendiğim için bazen ufak kodsal düzenlemeler yapmam gerekebiliyor, onun için de Macromedia Dreamveawer MX2004 kullanıyorum. Altyapı olarak Joomla’yı tercih ediyorum. Joomla benim çocuğum gibi. İlk çıktığı zamandan bu yana kullandığım için her detayını biliyorum ve bu bana kolaylık sağlıyor. Türk Gitar TV için video editing yapmam gerekebiliyor, bunun için Sony Vegas Pro 10 kullanıyorum. Bu yazılımların tamamını kullanmayı kurcalayarak öğrendim. Tıpkı gitarda olduğu gibi herhangi bir eğitim almadım, ya da hocam olmadı. Bir şeyleri kendi başıma çözmeyi seviyorum. Sanırım okulda pek fazla başarı sağlayamamamın sebebi de bu. Ben kendi kendime öğrenmekte başarılıyım, başka biri bana bir şeyler öğretirken oraya kafamı odaklamakta sıkıntı yaşayabiliyorum. Her neyse…

Telefonda ise çok fazla yazılım kullanmıyorum. Klasik olarak Facebook, Twitter haricinde çok fazla aktif olarak kullandığım yazılım yok. Foursquare ve Instagram hesaplarım var fakat çok aktif olarak kullanmıyorum. Ara ara kafama eserse. Bazen duyduğum bir müziğin ismini öğrenmek için Shazam kullanıyorum. Kurulu olsa da Whatsapp’ı hiç sevmiyorum. Mesajlaşmayı zaten sevmiyorum. O yüzden sohbet amaçlı yazılımlar bana göre değil. Ben biriyle haberleşmem gerekiyorsa aramayı tercih ediyorum.

Hayallerinizi süsleyen yazılım ve donanımı tarif eder misiniz?

Hayalimi süsleyen donanım kesinlikle ışınlanma makinası. Antalya Kaş’lıyım ve okul için Aydın’a gidip gelirken 7 saat yol gitmem gerekiyor. Havalimanı yok maalesef. Ne zaman otobüse binsem aklıma gelen ve olmasını istediğim yegane şey ışınlanma makinası oluyor.

Yazılım olarak zaten şu an var olan yazılımların sınırları zorladıklarını düşünüyorum. Her ne kadar ben yeni sürümleri kullanmaya pek yanaşmasam da, dünya o kadar gelişti ki, yapılmamış bir şey kalmış olabilir mi sorusunu soruyorum kendime ve cevap kısmen değişiyor. Genel hatlarıyla yapılabilecek tüm yazılımsal şeylerin zaten yapılmış olduğunu düşünüyorum, tabii bazen ufak detaylar fark yaratabilir. O farklar büyük kolaylıklar sağlayabilir. Ancak genel hatlarıyla son noktada olabiliriz. Çok yeni donanımsal buluşlar yapılır ve o buluşların getirisi olarak bir takım çok sıra dışı yazılımlar ortaya çıkarsa şaşırmam tabii ki.


[1] http://www.bolumsonucanavari.com/ [2] http://superkarga.com/ [3] http://turkgitar.net/ [4] http://notabilmeyenrockgitaristi.blogspot.com/