Dan Hill

Dan Hill

Dan Hill | Tasarımcı, CEO (Fabrica)

Editör tarafından 26.03.2013 tarihinde eklendi.
(18.12.2012 tarihli röportajın çevirisidir.)

Kimsiniz ve ne işle meşgulsünüz?

Adım Dan Hill [1]. Treviso, İtalya’da bulunan kendine özgü bir iletişim araştırma merkezi olan Fabrica‘nın [2] CEO’suyum. Fabrica, Benetton Group‘un bir parçası. Eğer daha iyi bir şey bulamamışsam, kendimi tasarımcı ve şehir planlamacı olarak tanımlıyorum. Tasarım çalışmalarımın bağlamını; İnternet, şehir ve binalar, örgütler ve kültür ile bazen de aynı anda bunların hepsi oluşturuyor. Bu günlerde Treviso ve Helsinki arasında gidip geliyorum.

Fabrica’dan önce yine tasarım, medya ve şehir konularında olmak üzere; Sitra, Arup, Monocle, BBC ve diğerleriyle çalıştım.

Ne tür bir donanım kullanıyorsunuz?

13 inç MacBook Air ve ofiste kullanmak için büyük bir iMac. Bundan önce de MacBook Air’ler, MacBook‘lar, MacBook Pro‘lar filan. Beni PC kullanmaya zorladıkları da oldu. Çalıştığım orta ve büyük işletmelerde (BBC, Arup, Sitra), Mac’leri tanıtma ve uygulamaya koyma seferberliği düzenlemek zorunda kaldım ve şu ana kadar bunda hep başarılı oldum. Bu, her zaman büyük bir mücadeleye dönüşse de için savaşmaya değer. Apple‘dan avukatlık ücreti almam gerek, cidden. (Bu aslında bilgi işlem departmanlarını kökten yok etmek için verilen bir yıpratma savaşı; artık gerekli değiller ve genellikle her konuda zorluk çıkarıyorlar.

Bu sektörde çalışan (neredeyse) herkeste olduğu gibi iPhone ve iPad. Tesadüf o ki ikisinin de son modelleri değil. Yıllar sonunda, (şimdilerde aile arasında elden ele gezen) birkaç iPad‘im oldu.

Evde:

Stüdyoda:

Fabrica’da bir ofisim var ve bu benim 20 yıllık profesyonel hayatımdaki ilk ofisim (daha önceleri hep bölmesiz stüdyo ortamlarında çalışıyordum). Bunu, daha çok bir atölyeye dönüştürmek için yeniden tasarlıyorum. Ofiste (sanıyorum) Scarpa mobilyalar vardı ama değiştirdim. Aeron bir sandalye. Fabrica’nın tasarım departmanı ilave bazı masalar ve raflar hazırlıyor. Ayrıca TV’ye bağlı Mac Mini filan. Daha sonraları, yerleşkenin her yerindeki çeşitli stüdyolarımızda daha çok çalışabilmeyi umuyorum.

Ve ne tür bir yazılım?

Adobe Creative Suite CS5 ve CS6. Tasarım işleri için genelde Photoshop kullanmaya eğilimliyim; galiba bu benim web/grafik tasarımcı geçmişimi daha iyi yansıtıyor. Son yıllarda olur olmadık yerde, vektör çizimleri ve mizanpaj filan için InDesign kullanmaya başladım. Ama Illustrator bana çok da doğal gelmiyor. Bunun üzerinde biraz çalışmam gerek. Bana on yıllar kadar uzun gelen bir süredir Adobe ürünleri kullanıyorum ve onlarla bir aşk/nefret ilişkisine sahibim, herkesin de öyledir sanıyorum. Aşırı karışık ve süslüler ama Photoshop’un nasıl hareket edeceğini, nasıl düşünüp davranacağını biliyorum. O, benim devamlı tartıştığım eski bir dost.

Garip olan Fince klavye kullanmaya başlamak, alıştığım birçok kısayolu da değiştirdi bu durum. Kas hafızamı yeniden düzenliyorum, ara ara başarılı oluyorum. Sonraları farkettim ki klavye kısayolları o kadar da endişe edilmesi gereken şeyler değil, yavaşlamak iyi bir şey; bu size düşünmeniz için zaman kazandırıyor. Ayrıca, şimdi de İtalyanca klavyede yazıyorum, yine değişiklik.

iA Writer ve Scrivener. Scrivener’ı mecbur kaldığımda kullanıyorum. Kullanımını oldukça zor buluyorum ama kitap gibi şeyler yazmak için çok kullanışlı. Genellikle Mac’de IA Writer’da yazmaya başlıyorum, daha sonra Scrivener’a geçiyorum.

Cultured Code‘dan Things. Oldukça iyi bir yapılacaklar listesi yöneticisi; birçok bilgisayar, iPad, iPhone’da çalışıyor ve her şeyi senkronize tutuyor. Kendime yazdığım ve daha sonra iA Writer’e filan geçirdiğim notlar için sık sık bunu kullanıyorum. Yani “Yeni Hansa Birliği” gibi bir not yazıp ardından bunu başka bir platforma aktarıyorum. Bu aslında yapılacak edilecek listesine girecek bir şey değil ama Things, görevleri organize etmek için olduğu kadar fikirleri yığmak için de oldukça iyi bir yer.

Keynote. Kesinlikle PowerPoint değil. Aslına bakarsak sunumlarım ekranı kaplayan kocaman bir iki sözcük ve yüzlerce (gittikçe kısalan) videodan oluşuyor, hareket eden fotoğraflar aslında (gerçi bu da videonun tanımı, öyle değil mi?).

Çok mecbursam Microsoft Word ve Excel. Eğer kaçabiliyorsam, Pages ve Numbers.

Şimdilerde az da olsa Kindle kullanıyorum. Eğer bir nedenim varsa (monografiler vb. ya da baskı kalitesi) hala normal kitap da alıyorum ama çoğu kitabın geleceği Kindle’da olmak artık.

Temel video işleri (kesme ve yapıştırma) için şu anda Quicktime Pro kullanıyorum. Geçmişte Premiere ve Final Cut Pro da kullanmıştım ama genellikle onların gücüne ihtiyaç duymuyorum. Gerçi geri de dönebilirim.

Ortam yürütücüsü olarak VLC.

“Günümüz yayın dağıtımının doğasını anlamak için” uTorrent.

Spotify.

Omnigraffle (bir şeylere son halini vermek için onu gittikçe daha az kullanıyorum gibi görünse de çok hızlı ve temel taslak işini kotarmakta çok iyi olduğundan toplantılarda, insanlarla beraber diyagramlar çizmek için çok kullanışlı. Önceleri, çok sayfalı PDF’ler üretmek filan için programı kullanım amaçlarının dışına çıkarırdım. Şimdilerde böyle şeyler için InDesign kullanıyorum).

Aperture (harika olmasa da idare eder).

Yine, diğer herkes gibi, Twitter / Path / Facebook / Flickr / Pinterest / Instagram ve diğerleri. Birden çok hesaptan gönderi yapmak için Tweetdeck.

İlk derecem Bilgisayar Bilimleri’nden olsa da neredeyse hiç programlama yapmıyorum: ara sıra Processing‘le oyalanıyorum ama hızlıca bir sonuca ulaşmıyorum. Ulaşacağımı da sanmıyorum ama bakalım.

Skype (giderek artan bir sıklıkta). Bazen de FaceTime.

Blog için Typepad (çok iyi değil ama WordPress fazla süslü kalıyor (Ride of the Valkyries seviyesinde süslü).

Birçok proje, insan, arkadaş arasında dosya paylaşmak için olduğu kadar dizüstünün içine bir şeyler atıp içinden bir şeyler çıkarmak için Dropbox.

Yedeklemeler için Backblaze (şu an dört makinede var; daha basitleştirmeli).

Proje koordinasyonu için Basecamp.

Şu an Fabrica’da olduğumdan Outlook. Gmail için genellikle Sparrow.

Hızlı dosya aramaları filan için Alfred.

Hayallerinizi süsleyen yazılm ve donanımı tarif eder misiniz?

Buna neredeyse sahip olduğum için şanslıyım gerçekten. Muhtemelen bir çalışma sırasında evde de kullanmak üzere daha büyük bir ekran. Bunun dışında (hayallerime) pek uzak sayılmam. Donanım ve yazılımın daha iyi hale gelmesini isterim elbette, ama şu an piyasada olanlara bakılırsa gayet mutluyum. Konu hayallere geldiğinde araçlardan çok alanlar üzerinde düşünüyorum; mimari, mobilya, planlar.

Kendimi her türlü yerde çalışırken buluyorum, aslına bakarsak kafeler ve trenler en verimli alanlar o yüzden özel alanlar tasarlamaya odaklanmak biraz garip bunun yerine evi, ofisi ve stüdyoyu beraberce çalışılabilir hale getirmek isterdim. Bulut bir gerçeğe dönüşüyor, iş akışı açısından bu çok çekici bir akıcılık sağlıyor.


[1] http://www.cityofsound.com/
[2] http://fabrica.it/