Halit Alptekin

Halit Alptekin

Halit Alptekin | Bilgisayar Mühendisliği Öğrencisi, Hacker

Editör tarafından 24.03.2014 tarihinde eklendi.

Kimsiniz ve ne işle meşgulsünüz?

Ben Halit Alptekin. 1993 yılında Bursa’da doğdum. 2011 yılında Karadenüz Teknik Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği bölümünü kazandım ve şu anda 2.sınıf öğrencisiyim. Çok küçük yaşlarda bilgisayar ile tanışmam ve kendimi bildim bileli söylediğim “bilim adamı olacağım” lafından dolayı ilerleyen zamanlarda da Bilgisayar Bilimleri ile uğraşacağım.

İçerisinde bilgisayar olan her şeye ilgim olmasına rağmen özellikle teorik bilgilerin gerçek hayata dönüştürülmesi üzerine çalışıyorum. TÜBİTAK‘tan aldığım ve proje olarak yürüttüğüm, bu kapsamda çalışmalarım var. Ayrıca çeşitli açık kaynak projelerine geliştirici olarak destek veriyor kimisinde de çevirmenlik yapıyorum.

Programlama konusunda akla gelecek birçok dil ile haşır neşir oldum. Ancak hayatımda önemli rol oynayan sadece 3 dil olmuştur. Bunlar Lisp, Python ve C‘dir. Şimdilik bunlar ile yapmak istediğim her şeyi rahatlıkla gerçekleştirebiliyorum. Bu yüzden yeni bir arayış içerisinde değilim.

Vakit buldukça Matematik Dünyası, Bilim-Teknik gibi dergileri okumaktayım ve online birçok dergiyi takip etmekteyim. Son olarak, Linux Kullanıcıları Derneği üyesiyim. Yakın çevremde yer alan insanlara özgür yazılımı ve açık kaynak dünyasını tanıtıp onları da bu harekete dahil etmeye çalışıyorum.

Ne tür bir donanım kullanıyorsunuz?

Şu anda DELL marka ve Intel i5 işlemcili bir bilgisayar kullanmaktayım. 4 GB RAM’i (Random Access Memory / Rastgele Erişimli Hafıza) ve işlemcisi ile işimi çok rahat bir şekilde görmektedir. Etrafımdan sürekli olarak gelen Mac’e geç baskılarına rağmen PC (Personal Computer / Kişisel Bilgisayar) kullanmaktayım.

Cep telefonu olarak Nexus 4‘e sahibim. Sadelik ve hız vazgeçilmez tercihim olduğu için saf Android sürümü kullanan bu modeli aldım. Gayet memnunum ve değiştirmeyi düşünmüyorum.

Saat olarak ikili tabanda çalışan bir “binary watch” kullanmaktayım. İçime gelen bir anlık heves ile aldım. Ancak ilerleyen zamanlarda kendi saatimi tamamlayıp kullanmaya başlayacağım.

Sırt çantamın içerisinde sürekli olarak Arduino Uno, transistör, kondansatör, direnç ve çeşitli elektronik ekipmanları taşırım. Montumun cebinde de saatçi tornavidam ve büyüteçim vardır. Bir nevi ayaklı tamirciyim. Yakın çevremde bozulan her türlü elektronik aleti yapmaya çalışırım. Artık son zamanlarda sadece elektronik değil genel olarak bozulan her türlü alet için çağrılmaya başlandım. Bundan çok memnunum olduğumu rahatlıkla söyleyebilirim.

Yanımda sürekli olarak USB kart okuyucu, çeşitli uçlarda kablolar, birkaç USB çubuk taşımaktayım. Her çeşit telefona veya elektronik alete uyan USB kablom da mevcuttur. Bunlar genellikle yanımda olurlar.

TÜBİTAK’ın düzenlediği SiberMeydan yarışmasından kazandığım bir adet Kindle‘ım var. İçi bir hayli kitapla dolu. Sırt çantam içerisinde yer alan bir diğer elektronik alet de kendisidir.

Ve ne tür bir yazılım?

Tam bir GNU/Linux fanatiğim. Şu anda aktif olarak bilgisayarımda geliştirilmesine yardım etmeye çalıştığımdan dolayı “Elementary OS” işletim sistemi kurulu. Ancak normal zamanlarımda Arch kullanma taraftarıyım.

Bilgisayarım açıkken genellikle Vim editörü de açık olur. IDE kullanmadığımdan dolayı tüm işlerimi Vim ile hallederim. Çok ufak çaplı işler için Sublime Text hazır olarak bekler. Nadir de olsa kendisini de kullanırım.

Metin belgeleri ve akademik yazı hazırlama sırasında LaTeX kullanırım. Bu konuda çok yeni olsam da işimi görecek kadar bilgi sahibiyim. Elimden geldiğince tüm belgelerimi LaTeX ile yazmaya çalışıyorum.

Yapacağım çalışmalar için veya aklıma takılan herhangi bir şey için hemen iPython‘u kullanırım. Sürekli olarak grafik çizdirip bunları inceleyen birisi olduğum için iPython’u PyLab modunda açarım ve SciPy paketleri otomatik olarak gelir. Çalışmalarımda da genellikle Python programlama dilini kullanırım. Arduino ile fiziksel dünyadan veriler toplayıp bunları seri porttan Python’a yollamayı ve bu verileri gerçek zamanlı web uygulaması olarak incelemekten hoşlanıyorum.

Telefonumda Pocket en çok kullandığım programdır diyebilirim. İnternet üzerinde gördüğüm her şeyi ona atarım ve yatmadan önce okumaya çalışırım. To-Do uygulamaları ile aram kötü olduğundan onlardan pek bahsetmek istemiyorum.

Cep telefonumda ayrıca bazı programlama dillerinin referans kaynakları bulunur. Nadir de olsa onlara da bakarım. Ek olarak, cep telefonumda vim editörü ile kod yazmaktan hoşlanıyorum. Bunun için marketten Terminal IDE kurmuştum. Bazen aklıma takılanları hemen cep telefonum üzerinde derleyip çalıştırırım.

Okuduğum en iyi teknik kitapları SICP (Structure and Interpretation of Computer Programs), TAOP (The Art of Computer Programming) ve K&R (The C Programming Language) olarak sayabilirim. TAOP’u tam olarak bitiremesem de sürekli olarak açıp okurum. SICP’de aynı şekilde üzerinden tekrar tekrar geçtiğim kitaplardan birisidir. K&R zaten her zaman başucumdadır.

Kendi sunucum üzerinde OwnCloud kullanmaktayım. Dosyalarımı burada saklıyorum. Aynı sunucumda bilimsel hesaplama üzerine bir modülümde bulunmaktadır. Bazen Pi sayısının 5-6 milyonuncu hanesini merak edip hesaplattırabiliyorum.

Müzik yazılımı olarak Spotify taraftarıyım. Sürekli kullanıyorum ve gayet memnunum. Genelde Heavy, Thrash veya Power Metal dinliyorum. Bunun yanında Progressive Rock, Türk Sanat Müziği ve Klasik Batı Müziği hoşlandığım ve dinlediklerim arasındadır. Sabahları kalktığımda sanat müziği ve klasik müzik dinlerken öğleleri Progressive Rock dinliyorum ve akşam’dan geceye geçerken metal müzik dinlemeye başlıyorum.

Genellikle bilim kurgu film ve dizileri izlemeye çalışıyorum. Ancak aram bunlarla çok iyi değil. Matrix, Star Wars, Beatiful Mind en sevdiğim fimlerdir. Diziler arasında da sadece Doctor Who ve South Park‘ı sonuna kadar izlemişimdir. Başka da film ve dizi geçmişim yoktur.

Hayallerinizi süsleyen yazılım ve donanımı tarif eder misiniz?

FPGA (Field-Programmable Gate Array / Alanda Programlanabilir Kapı Dizileri) veya kendi tasarlayacağım mikroişlemciler ile bilimsel hesaplama üzerine çalışmak istiyorum. Aynı mikroişlemcimin üzerine farklı bir mimaride yer alan işletim sistemim olacak. Haliyle bu işletim sistemi için kendi yazdığım programlama dili de olacak.

Çok yakında kullandığım ikili tabanda çalışan saatin yerine kendi yaptığım saati kullanacağım. Bu 8-bitlik işlemci üzerinde de basit çapta bir işletim sistemi koşturmak istiyorum. Haliyle saatimde bile GNU/Linux ailesinden kopmamış olurum. Çok büyük kısmını tamamladığım bu saate son olarak yakın çevreme gelen insanlara saatin kaç olduğunu gösterebilmek için kolumu salladığımda havaya saatin okunabilir halini de gösteren özelliği eklemeyi düşünüyorum.

Big integer (Büyük tamsayı) kütüphanelerini kullanarak yüksek değerlikli kayan noktalı sayılar üzerinde işlem yapan bir algoritmam var. Bunu biraz daha geliştirip gerçekleştirmeyi düşünüyorum. Gözüme kestirdiğim ilk hedefte de RSA-1024 sayısı var. Çok hayali gibi gözükse de binlerce bilgisayar yerine birkaç satırlık algoritma ve matematiğin bu sayıyı kırmak için yeterli olduğunu düşünüyorum.