Aaron Swartz

Aaron Swartz

Aaron Swartz | Hacker, Aktivist

Editör tarafından 20.03.2013 tarihinde eklendi.
(06.12.2009 tarihli röportajın çevirisidir.)

Kimsiniz ve ne işle meşgulsünüz?

Ben Aaron Swartz [1]. Progressive Change Campaing Committee (İlerici Değişim Kampanya Komitesi)’de [2] yönetici yardımcısıyım.

Ne tür bir donanım kullanıyorsunuz?

Yakın zamanda en düşük model bir MacBook Pro aldım. Bundan önce orijinal beyaz bir MacBook‘um vardı. Dizüstü bilgisayarım hala çalışırken, yeni bir tane alma konusunda biraz kötü hissettim ancak parçaları dökülüyordu ve felaket yavaştı. Birilerinin onu çalmasını umarak dışarıda bırakmaya başlamıştım ama bu da bir işe yaramadı. Ben de, sonunda durumu kabullenmeye ve yenisini almaya karar verdim.

Ekstra monitörüm yok. Küçükken Adam Engst’in ikinci monitörün ne kadar harika bir şey olduğu hakkında söylediklerini okumuştum ve bu bende bir istek uyandırmıştı ancak, hiçbir zaman kendimi bir tane satın almaya ikna edemedim. Condé Nast‘da çalışmaya başladığımda hepimize Dell marka büyük ve güzel harici monitörlerden vermişlerdi ve o zaman iki ekran kullanma alışkanlığını geliştiremeyeceğimi anladım. Herkes ikinci bir ekranın sağladığı büyük alana sahip olmanın ne kadar harika bir şey olduğunu anlatıyor ama görünen o ki benim yaptığım şey için bunun çok bir anlamı yok. Bilgisayar başında geçirdiğim zamanın neredeyse tamamını bir tür metin bloğuna (e-postalar, web sayfaları, kod) bakarak geçiriyorum ve ekranım ne kadar büyük olursa olsun, aynı anda birkaç cümleden daha fazlasını okuyamıyorum. Ekranımdaki diğer şeyler çoğunlukla dikkat dağıtıcı oluyor. Eğer miyop olmasaydım belki farklı hissedebilirdim.

O zaman merak etme sırası bende: Daha fazla ekran alanına sahip olmanın mantığı nedir?

Düzenli olarak kullandığım tek çevre birimi 1993 model AppleDesign pilli hoparlörler. Ses kalitesinde büyük kayıp yaratma eğilimindeler, ayrıca arkadaşlarıma göre çıkardıkları ses berbat ama bir nedenle onları seviyorum ve ilk çıktıklarından beri yanımda taşıyorum.

Ayrıca çok güzel görünen ve çok iyi çalışan bir Samsung ML-1630 yazıcım var. Hoparlörler ve yazıcı bir AirPort Express‘e bağlanıyor.

Odam da, sabit diskler ile onların kablo ve adaptörleriyle dolu.

Herman Miller (anlaşılmaz bir şekilde) bana ücretsiz olarak bir adet Embody koltuk gönderdi. Nefis bir şey ama ben çoğu zaman bilgisayar karşısında iki büklüm zaman geçirmenin anlamsız olduğunu düşünüyorum. Birçok kere bilgisayarımı geniş bir kitabın üzerine koyup, kablosuz bir Apple klavye ile yazmayı denedim ancak hiçbir zaman bunu alışkanlık haline getiremedim.

Temel bilgi işlemcim ise bir Android G1.

Ve ne tür bir yazılım?

Yeni bilgisayarı aldığımda, ihtiyacım olanların yalnızca birazını kopyaladım ve bu benim gereksinimlerimi karşılamaya yetti. Görev çubuğumda (Dock), şunları tutuyorum:

Google Chrome (web tarayıcı) Mailplane (e-posta) TextMate (yazma, kod ve düz yazı) OmniOutliner (yapılacaklar listesi / notlar – Bütün diğer özelliklerini kapatıyorum ki her şeyi ana hatlarıyla görebileyim.) iTunes iCal (Google Calendar ile senkronize olarak) Terminal (sağ-sol ok tuşlarını düzgün şekilde sınırlandırarak!)

Yazdığım kodu bilgisayarda tutmak yerine, Transmit kullanarak bir sunucu üzerinde tutmaya başladım. Sunucumla Transmit üzerinden bir SFTP bağlantısı kurup, düzeltmek istediğim dosyaları TextMate’de açıyorum. TextMate, dikkatimin dağıldığı zamanlarda dosyaları kaydetmeye ayarlı, ardından Transmit onları otomatikman sunucuya gönderiyor. En büyük sorunum, TextMate’in sekmelerini kullanamamam. Bununla ilgili bir hata bildirimi yapacağım.

Tüm düzeltmelerimi MPW 9 ve Markdown ile yapıyorum. Başlıklar için Whitney kullanıyorum.

Sunucularımda, GNU Screen‘li bir Ubuntu kullanıyorum. Çoğunlukla Python‘u kullanarak kod yazıyorum. Web sunucularımda lighttpd kullanmayı yeğliyorum. Veritabanım için PostgreSQL kullanıyorum. Sürüm değişikliği yönetimini Git ile yapıyorum.

Kendi weblog uygulamamı yazdım. Alıntılarımı Tumblr, fotoğraflarımı Flickr, linklerimi Delicious ve okuyacağım makaleleri Instapaper‘da tutuyorum.

Hayallerinizi süsleyen yazılm ve donanımı tarif eder misiniz?

Keşke dizüstü bilgisayarımdaki ekranı kaldırıp göz hizasına getirebilsem. Keşke hem oturarak hem de ayakta kullanılabilen bir masam olsa. Keşke daha hızlı bir İnternet bağlantım olsa. Keşke tüm sabit disklerimi tek bir sürücüde toplayabilsem. Keşke SoundSticks‘im olsa. Keşke G1’im çok, çok daha hızlı olsa. Keşke kullandığım Terminal’in screen için kendi içinde bir desteği olsa da farklı screen’ler sekmeler halinde görüntülenebilse ve otomatik olarak tekrar bağlanabilse. Keşke e-postamla derinden entegre olabilen bir yapılacaklar listesi uygulaması olsa. Keşke herkes detaylara önem konusunda mükemmeliyetçi olsa.


[1] http://aaronsw.com/
[2] http://boldprogressives.org/


Aaron Swartz kısa hayatında bize günümüz ekonomik ve siyasi sisteminin, bireysel hak ve özgürlüklerimiz konusunda ne kadar kısıtlayıcı olduğunu anlatmaya çalıştı. Kendisi hakkında davalar açıldı, bir katil zanlısı gibi muamele gördü… Verdiği bu savaşın sonunda cansız bedeni yurt odasında bulundu. O artık aramızda olmasa da biz onu hep hatırlayacağız. Ondan öğrenecek çok şeyimiz var.