Murat Şahin

Murat Şahin

Murat Şahin | Girişimci (Secure Drive, Park & Fly), Danışman, Araştırmacı

Editör tarafından 15.11.2014 tarihinde eklendi.

Kimsiniz ve ne işle meşgulsünüz?

İflah olmaz bir hayalperestim. Hayatım boyunca bir tek cümlede anlatabildiğim bir uğraşım olmadı. 1971’de İstanbul’un en güzel yerlerinden biri olan Galata’da oturan bir ailenin ilk çocuğu olarak dünyaya geldim.

Eğitim konusunda çok da bilerek hareket ettiğim söylenemez. Mutlaka bir mesleğim olsun diye teknik lise, ardından da teknik alanı pek sevmediğimden ve üniversitede o dönem popüler diye iktisat okudum. Nihayetinde kendimi bambaşka bir yerde buldum.

1990 yılında üniversite sınav sonuçlarının açıklanmasını beklerken başladığım yarı zamanlı anketörlük işi beni önce araştırmacı, (sırasıyla Mesaj Halkla İlişkiler, Eczacıbaşı Holding, Panel Araştırma ve Information Resources‘da) ardından danışman yaptı. Araştırma işini bir futbol sahasında gözlemci olmaya benzetirim. Hakemi, iki takımı, teknik kadroyu ve seyircileri görür yorumlarsınız. Bu deneyimin bana çok şey kattığını belirtmeliyim.

1999’da kendi işimi kurdum. Türkiye’deki tüm süper market zincirleri ile anlaşıp, alışveriş arabalarını reklam alanı (Trigger) olarak satmaya başladık. 2001 ekonomik krizi de bize çok şey öğretti ve rotamı 2005’de doğrudan tüketiciye ürün-hizmet satmaya yönelttim. Alkollü bir akşam gezmesi ehliyetimize mal olsa da hemen ardından Secure Drive özel şoför fikri ile yepyeni bir girişim başlattık. Sonra Secure Drive havalimanı transfer hizmeti başladı. 9 banka ve 3 havayolu markası hizmetimizi tanıtmaya başladı. 9 şehirde her ay binlerce kişi hizmetimizden yararlanıyor. Şimdilik sadece Türkiye’deyiz. Havalimanına giden herkes Secure Drive kullanmaya ikna olmayınca bir de Park & Fly markası ile havalimanı dışında ekonomik otoparklar kurmaya başladık. Danışmanlık işine de büyük kurum ve markaların sadakat, bağlılık programlarını dizayn etmek, kurmak ve yönetmek kapsamında devam ediyoruz.

Tabii bana rahat hayat battığı için bir yandan fikir geliştirmeye, yeni girişimcilere destek olmaya devam ediyor, Fütüristler Derneği‘nde aktif bir üye olarak çalışmaya devam ediyorum. Her güne hayat mottom olan “Acaba bugün ne öğreneceğim?” sorusu ile başlıyorum.

Ne tür bir donanım kullanıyorsunuz?

En öncelikli donanımın iPhone 5‘im. Kimi zamanlar telefonun cebimde titrediğini sanarak, davrananlardanım. Son 15 yıldır telefonu arabamda kablolu veya kablosuz kulaklıkla kullandım her zaman. Allahtan son dönemde kullandığım araçlarda Bluetooth donanımı var da ayrıca uğraşmıyorum. Ayrıca çantamda hep bir kulaklık ve de kulaklığı uçak koltuğundaki ikili fişe takacak bir adaptörüm var.

Bilgisayar olarak 16 yıldır her zaman dizüstü bilgisayar kullandım. Şu anda Toshiba Portege R700 kullanıyorum. Pil süresinin 7-8 saat olması ve ağırlığının 2 kg altında olması, çalışma zamanının yarısını  ofis dışında geçiren biri olarak önemsediğim bir konu. Ofiste iken Toshiba’ma Microsoft Wireless Presenter Mouse 8000 eşlik ediyor. Farem de 9 yıldır benimle.

Ayrıca çantamda sürekli bir iPad 2 (32 GB) var. Dizüstü yanımda olmasa bile iPad mutlaka yanımda. Çantamda her zaman iPhone için bir yedek pil ve şarj kablosu da bulunuyor. iPhone’un elektrik ihtiyacını da güneşten Goal Zero Nomad 10 Plus kit ile sağlıyorum. Herkese tavsiye ederim. Ofiste ayrıca Siemens Gigaset telsiz telefon kullanıyorum.

Kullanacağım arabayı USB çıkışı olup olmadığına bakarak tercih ediyorum. Evde büyükçe sabit diski olan bir Casper PC var. PC doğrudan Philips TV’ye bağlı, kablosuz Microsoft mouse ve klavye ile kumanda ediyorum. Ayrıca sinema sistemi, uydu alıcı, Wii ve Apple TV var. Evde de çok amaçlı bir HP yazıcımız var. Bir de Gigaset telesekreterli telsiz telefon. Telesekreter kullanan, mesaj bırakan ve mesaj bırakılmasını bekleyen az sayıda insanlardanım :)

Son olarak beni harekete geçirmesi için bir de Jawbone UP24‘üm var.

Ve ne tür bir yazılım?

Bilgisayarlarımda Windows 7 Pro kullanıyorum. Ayrıca MS Office programı olarak Word, Excel, PowerPoint ve Outlook 2010. Hemen hepsi her gün en az bir kez açılır, kullanılır. Bilgisayarımda Skype her daim açıktır. Tarayıcı olarak Chrome‘u geç keşfettiğim için pişmanım :) Otel rezervasyonlarımı elbette Secure Drive web sitesinden yapıyor ve uçak biletlerini de aynı siteden alıyorum. Telefon ve tablette ise güne Twitter ve Facebook ile başlıyorum. Ardından Instagram ve e-posta kontrolleri. Hemen sonra Hürriyet e-gazete uygulamasından gazete okuyorum. Seyahat ederken en sevdiğim iki uygulamadan biri Hürriyet diğeri** Digiturk Dilediğin Yerde**.

iPhone’da İBB Trafik yola çıkacağım her zaman baktığım bir app. Şimdilerde Yandex Navi‘yi de kullanıyorum, her Türk gibi bildiğim yerlerde performansını test ederek. Passbook çok yararlı. Uçak biniş kartları, otel rezervasyonları ve bazı sadakat kartlarının telefona girmesi beni sevindirdi. Hala Miles & Smiles kartı ekleyememiş olmaktan mutsuzum. Çantamda sadakat programları için ayrıca 2 kart cüzdanı var. Facetime‘ı çok kullananlardanım. Yurt dışı seyahatlerinde Apple Harita aplikasyonu da çok verimli. Foursquare‘i, kullanıcılarını Swarm‘a zorladıktan sonra çok sevmiyorum ancak kullanmaya devam ediyorum. Telefonumda da Skype’a ilave olarak yurt dışında kullanmak için Wirofon var. Ayrıca WhatsApp kullanıyorum.

Sıklıkla kullandığım aplikasyonlar:

Xe Currency: Özellikle ülke dışı seyahatlerde para birimi çevirmek için.

Google Çeviri: Bir şey okurken.

Repost: Beğendiğim Instagram görüntülerini tekrar yayınlamak için.

Flight Radar24: Beklediğim uçakları havada takip etmek için.

LinkedIn: Daha çok gelen mesaj ve çağrılara yanıt vermek için.

Hyperlapse: Yeni ve sevimli bir oyuncak.

AudioNote: Konferansların vazgeçilmezi. Bununla not tutabilirken eş zamanlı ses kaydı yapıyorum.

HGS: Motosikletimin HGS yüklemeleri için. Bankalar bir sürü HGS kampanyası yapıyorlar ancak hepsi etiket tipi cihazlar için. Motorcular unutulduğundan PTT‘nin HGS aplikasyonu önemli.

iBooks ve Kitaplık:  Çantada bir de kitap yükü taşımamamak için.

Dropbox: Çok kıymetli çok.

Remote: Apple TV ve bilgisayarda iTunes’u uzaktan kumanda etmek için.

Touch Mouse: Telefonu Mouse olarak kullanmak iyi oluyor.

Turkcell Dergilik: Seyahatlerin en önemli yardımcısı.

Real Solitaire : Boş zaman öldürücü.

Ajandayı, notları ve iOS mail ayrıca yazmaya gerek var mı bilemedim.

Ara sıra kullandıklarım da iGaranti, Yemeksepeti, Vodafone Etrafımda, hesap makinesi, iMovie, Biletix.

Hayallerinizi süsleyen yazılım ve donanımı tarif eder misiniz?

En çok istediğim, evdeki uzaktan kumandaları akıllı telefona gömmek. Bence şehirli insanın en büyük iki kabusu: telefonunun pili bitmesi ve kumandalar. Bu konuda TV üreticilerini suçlu buluyorum. Wi-Fi üzerinden çalışan basit bir donanımla her şeyi çalıştırmak mümkün olmalı. Var da beni haberdar etmedilerse suçları artacak.

Hala bir çok yazılımda, örneğin TripIt, Türkçe desteğinin olmayışını garipsiyorum. Digiturk’ün teknolojide öncü olmasını bekliyorum. Kullandığımız araçların akıllı telefonlarla tam entegrasyon içinde olmalarını istiyorum. 65.000 Euro’luk otomobilimin hala iPhone ile konuşamıyor olması düşündürücü (bu versiyonda çalışmıyormuş).

Siri benzeri uygulamalar ile yemek siparişi vermeyi, bankacılık işlemlerimi yapmayı, sosyal medya mesajlarını yayımlamayı istiyorum. Ayrıca bilgisayarım telefonumla, telefonum garaj kapısı ile konuşsa hoş olur. Çok seyahat ettiğim için pasaportum, vizem de mobil cihazımda yüklü olsa güzel olur. Otellerde klasik check-in ve check-out proseslerini çözecek uygulamalar bekliyorum. Ayrıca akıllı telefonumun bir projeksiyon özelliği olsa şahane olurdu.