Alex Payne

Alex Payne

Alex Payne | Geliştirici, Twitter'da API "bitch"

Editör tarafından 14.01.2013 tarihinde eklendi.
(02.01.2009 tarihli röportajın çevirisidir.)

Kimsiniz ve ne işle meşgulsünüz?

Ben Alex Payne [1]. Interwho’da al3x [2] olarak anılıyorum. Twitter San Francisco’da API [3] lideri olarak çalışıyorum. API’imiz sizin Twitter’da yapabildiğiniz şeyleri programcıların da kendi yazılımlarında ve web sitelerinde kullanabilmelerine olanak sağlıyor. Çalışma günümün bir kısmı API için kod yazmakla diğer yarısı geliştiricilere soruları ve önerileri konusunda yardım etmekle geçiyor.

Boş zamanlarımda Scala programlama dili hakkında bir kitap üzerinde çalışıyorum. Programlama dilleri, iktisat, kültür ve teori konularında ahkam kesiyorum. Ayda bir kere bir arkadaşımla DJ’lik [4] yapıyorum.

Ne tür bir donanım kullanıyorsunuz?

15 inçlik bir MacBook Pro‘m var, şu anki siyah keskin hatlı tek parça tasarımın öncesindeki son sürümlerden. 2.6 GHz Intel Core 2 Duo işlemci ve 4 GB RAM’e sahip. İşteyken onu 30 inçlik Cinema Display‘a bağlıyorum, evdeyken Rain Design iLap üzerine yaslıyorum. Dvorak tuş düzeni ile yazıyorum ancak tuşları fabrika çıkışı QWERTY düzeninde bıraktım.

Tek bir makineyi en etkin şekilde kullanmanın yolu, iyi ağ bağlantısı olan veri depolama ve yedekleme stratejisinden geçer. Evde yaklaşık 750 GB artırılabilir RAID depolama ile ReadyNAS NV+ kullanıyorum. Diskin çoğunluğu, kaybedersem çıldıracağım veriler; geri kalanı Time Machine yedeklemeleri ile dolu. Ayrıca gerekli dosyaları Backblaze ile yedeklemeye de başladım.

Orijinal (3G öncülü) 8 GB iPhone‘um hep yanımda. Hareket halinde Shure SE110MPA kulaklıklar, evdeyse AirPort Express‘e bağlı Audioengine A5 hoparlörler kullanıyorum. Ev ağım Tomato firmware çalıştıran bir Linksys WRT54GL kablosuz router’a bağlı.

Ve ne tür bir yazılım?

Günümün çoğunluğunu TextMate, Terminal, Safari ve Gmail için yazılmış bir Fluid uygulaması arasında mekik dokuyarak geçiyorum. Scala ve Ruby kodunu TextMate’de yazıyorum, test vb. işlemleri Terminal’de yapıyorum ve Gmail ile zibilyon tane ileti yanıtlıyorum. Safari’yi çoğunlukla Safari AdBlock sayesinde reklamsız kullanıyorum ve Inquisitor ile aramaları hızlandırıyorum.

IM için iChat‘i ve Twitter‘la etkileşmek için Twitterrific‘i kullanıyorum. iCal, zamanı planlamak amacıyla kullandığım Google Calendar ile senkronize çalışıyor ayrıca Things, MacBook ve iPhone’umdaki görevlerimin seceresini tutuyor. Yakın zamanda günlük tutmaya başladım, bunun için MacJournal kullanıyorum. PDF’lerden (akademik makaleler, sunumlar, kitaplar, vb.) oluşan büyük kütüphanemi Yep’te tutuyorum. Hassas dosyaları Knox tarafından yönetilen şifreli “disk image”larda saklamaya başladım.

Ayrıca birkaç alışılagelmiş “power user” iyileştirmesi kullanıyorum: E-postaların daha hızlı gitmesi için TextExpander, ihtiyacım olana daha hızlı ulaşabilmek ve pano tarihimi erişilebilir kılmak için LaunchBar, kullandığım yazılımlardan görsel bildirimler alabilmek için Growl ve HardwareGrowler, web videoları gibi şeyler izlerken Mac’imi uyanık tutmak için Caffeine kullanıyorum. iStat pro ile makinemin “tab”larını kontrol ediyorum.

Twitter’da dosya paylaşmak için Dropbox kullanıyor ve Google Apps‘den geniş kapsamlı olarak yararlanıyoruz. İç kayıtlarımız için Trac kullanıyoruz ama ben API ile ilgili kayıtları Google Code‘da kamuya açık olarak tutuyorum. Kod gözden geçirmelerini Review Board ile yapıyoruz ve Git depolarını cgit ile tarıyoruz.

Genellikle iTunes veya Last.fm açık durur, ancak son zamanlarda, odaklanmaya ihtiyacım olduğunda Bloom‘un çaldıklarını dinliyorum. Odaklanmaktan bahsetmişken, ilgi dağıtıcılardan kurtulmak için Isolator kullanıyorum. Bu dağıtıcılara tekrar ihtiyaç duyduğumda, Instapaper ya da Google Reader‘da neler döndüğüne bakıyorum.

Hayallerinizi süsleyen yazılım ve donanımı tarif eder misiniz?

Bill Joy bu yılki TED konferansında şöyle demişti, “Ben inanılmaz güçlü bilgisayarlara sahip olup olmadığımızı değil, bu güçlü bilgisayarlarda kullanmaya uygun çok iyi yazılımlarımızın olmamasını eleştiriyorum”. Ben de aynı fikirdeyim.

Benim şu an sahip olduğum araçlar, hayalimdeki donanım araçları. Üzerine titremem gereken sadece bir makine olmasını seviyorum, taşınabilir ve güçlü olmasını seviyorum; tek arzum tüm iş günüm boyunca yetecek pil ömrü olabilir. Wi-Fi mevcut değilse HSDPA ile her yerden ağa yeterli erişim sağlayabiliyorum. Cinema Display, karşısında sereserpe uzanmama olanak sağlıyor. ReadyNAS‘im bana, verilerime ait bir güvenlik hissi veriyor. iPhone’um, evden yalnızca anahtarlarım, cüzdanım ve bir çift kulaklıkla çıkmama olanak sağlıyor, bu küçük büyülü cihaz beni herkese bağlıyor, her yere yönlendiriyor ve beni günlerce eğlendiriyor. Donanım adına iyi bir zamanda yaşıyoruz.

Yazılım başka bir hikaye. Zamanımın çoğunu geçirdiğim text editörümle sürekli sorunlar yaşıyorum. OS X gelmiş geçmiş en iyi Mac deneyimini sunsa da arzuladığım bilgisayar deneyiminden uzak. iPhone ileri doğru atılmış bir adım ancak onda günlük bilgisayar görevlerimin çoğunu rahatlıkla gerçekleştiremiyorum.

Bilgisayarımla tümüyle farklı bir şekilde etkileşim kurmak istiyorum. Masaüstü tarih oldu; bir nesil, sanal masaüstünde temsil edilen maddi nesnelerle hiç bir ilişki kurmadan büyüdü. İstediğim, modernize edilmiş bir Plan 9, en baştan itibaren bizim ağlarla örülü bölümlenmiş dünyamız için tasarlanmış bir yazılım platformu. Beni web’in işte bu yeni işletim sistemi olduğu iddiasıyla yatıştırmaya çalışırsanız kızarım.

Daha iyi yazılımlar istiyorum: daha kullanışlı, daha erişilebilir, daha açık, daha güvenli, daha bütünleşik, daha kusursuz. Daha iyi yazılım geliştirme deneyimi istiyorum. Daha iyi yazılım geliştirme araçlarıyla birlikte daha iyi programlama dilleri istiyorum. Esasen, şu anda bu hoş donanımla yapabildiğim hesaplamalar için daha iyi soyutlamalar istiyorum.


[1] http://al3x.net/
[2] http://twitter.com/al3x
[3] https://dev.twitter.com/
[4] http://seriousdjs.net/