Soner Gönül

Soner Gönül

Soner Gönül | Bilgisayar Mühendisi, Sistem Yöneticisi, Basketbol Hakemi

Editör tarafından 12.08.2014 tarihinde eklendi.

Kimsiniz ve ne işle meşgulsünüz?

Ben Soner Gönül. 1988 yılında Kırklareli’nde dünyaya gelmişim.  İlk ve orta öğrenimimi burada tamamladıktan sonra yatılı olarak Bursa Ali Osman Sönmez Fen Lisesi’nde okumaya başladım. Burada matematiğe olan ilgim tavan yaptı. Hala da çok seviyorum. Lise veya üniversitedeki kompleks matematik problemleriyle uğraşmasam da, küçük matematik problemleri ile uğraşmaktan zevk alıyorum hala.

2005 yılında İstanbul Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği’ni kazandıktan sonra 1 sene hazırlık okudum. Sonraki 5 sene de (evet uzadı) bu bölümde okuduktan sonra 2011 yılında mezun oldum. Üniversitemin son senesinde Scania Tüketici Finansmanı’nda 14 ay boyunca bilgi işlem uzmanı olarak çalıştım. Çok eğlenceliydi. Çünkü BT kısmının birçok farklı  dalında tecrübe kazanmamı sağladı. Bu arada 2007 yılından 2011 yılının sonuna kadar Türkiye Basketbol Federasyonu’na bağlı olarak İstanbul Bölgesi’nde basketbol hakemliği yaptım. Kendime inanılmaz bir hobi bulmuştum. Sonra bitti gitti. Özlemiyor değilim açıkçası.

Şu anda Akbank’ta çalışıyorum. 1 sene yedekleme sistem yöneticisi olarak çalıştıktan sonra birkaç ay önce izleme sistemleri yazılımı grubuna geçtim.

Programlama konusunda çok tutkuluyum. Belirli bir programlama diline bağlı olmadan her türlü programlama konusu ilgimi çekiyor.  Bu yüzden Stack Overflow müptelasıyım. Stack Overflow programcılar için var olan bir Stack Exchange sitesi. Eğer çalışmak zorunda olmasaydım hayatımın büyük bir bölümünü burada geçirmek isterdim muhtemelen. İnternet’i daha iyi bir yer haline getiren bu yapının küçük bir tuğlası olmak benim için tarif edilemez bir duygu.

Ne tür bir donanım kullanıyorsunuz?

Aslında donanım konusunda birçok kişiden geri kalmışımdır muhtemelen. Dizüstü olarak Casper Nirvana M762SU kullanıyorum. Bunun yanında bir de iPhone 4s’im var. Bunlar benim için yeterli. Kitap okumak için Kindle tarzı e-kitap okuyucuları ilgimi çekmişti bir zamanlar ama ben yine de bir kitaba dokunarak okumayı tercih edenlerdenim.  Kitap konusunda maliyeti hiç düşünmemeye çalışıyorum.

Bir programcı olarak donanım tarafının maliyet olarak herkesin kullanabileceği seviyeye inmediğini düşünüyorum. Bu yüzden de birçok programcı hala geliştirme yapabilmek için yeterli donanıma sahip değil veya çalıştıkları kurumlar tarafından kendilerine yeterli donanım sağlanmıyor.

Ve ne tür bir yazılım?

İşyerimde çoğunlukla .NET yazılımları üzerine çalıştığım için en temel IDE olarak Visual Sudio 201x kullanıyorum. Microsoft’un yaptığı en iyi 3 şeyi saymamı isterseniz biri kesinlikle bu araç olur. Bunun dışında SQL Server 201x yine vazgeçilmezlerim arasında. Oluşturduğumuz yazılımlarda VCS olarak Team Foundation Server kullanıyoruz.

Bunların dışında küçük kod parçalarımı çalıştırmak ve LINQ’leri gözlemlemek için LINQPad, kurallı ifadeleri (regular expression) oluşturmak ve derlemek için RegexBuddy, HTTP ve HTTPS bağlantıları izlemek ve hata ayıklamak için Fiddler, dosya depolama alanı olarak Dropbox, kişisel projelerimi barındırmak için GitHub for Windows, .NET kodlarını geri derlemek için Reflector, saatlerce ekrana bakan biri olduğumdan flux, çalıştığım kişilerle uzaktan erişim için join.me kullanıyorum.

iPhone 4s’im de ise sosyal ağ olarak Facebook, Twitter, FourSquare, Vine ve LinkedIn, anlık iletişim için WhatsApp, Tango ve az da olsa Glide, yapılacak işlerin takibi için Wunderlist ve Any.Do, çektiğim fotoğraflara efekt eklemek için Instagram ve VSCOcam kullanıyorum.

Takip ettiğim çok geniş bir RSS veritabanım var. Google Reader kapandıktan sonra tam olarak yerini tutmasa da feedly kullanıyorum artık.

Oyun konusunda sanırım hala eski oyunları bırakamıyorum. Age of Empires II: The Conquerors ve Counter Strike hala favori oyunlarım arasında.

Kitap olarak şu sıralar Steve McConnell’ın yazdığı Code Complete ve Charles Petzold’ın yazdığı Code: The Hidden Language of Computer Hardware and Software kitaplarını okuyorum. Programlama ile ilgili bulabildiğim her kitabı okumaya çalışıyorum. Tabi bunları basılı olarak Türkiye’de temin etmek çok zor.

Müzik olarak “kulağıma ne hoş gelirse dinliyorum” insanlarındanım. Film olarak; The Shawshank Redemption, The Truman Show, V for Vendetta ile The Hangover, Saw  ve Back To The Future serilerinin bende ayrı yerleri var. Dizi olarak da şu sıralar Game of Thrones izliyorum.

Hayallerinizi süsleyen yazılım ve donanımı tarif eder misiniz?

İyi bir şekilde yazılmış ve insanlığa faydalı her türlü yazılıma hayranım. Ama özellikle MIT Media Lab’ta Pranav Mistry önderliğinde geliştirilen SixthSense teknolojisine ayrı bir ilgi duyuyorum. Özellikle Ted Talks’ta yaptıkları sunum ile beni büyülemişlerdi. SixthSense kısaca dünya üzerindeki her türlü veriyi oluşturma ve kullanma konusunda fiziksel nesneleri kullanmak yerine bir kişinin kolaylıkla sahip olabileceği küçük bir yapı ile bu verilere erişip bunu kullanabilmesine dayalı bir araştırma. Ve Pranav Mistry bu projeyi açık kaynaklı olarak geliştirileceğini açıkladı.

Pranav’ın kendi cümleleri ile bu projeyi özetlersek; “Bu proje, dijital dünyadan çok fiziksel dünyaya bağlı olmamıza, bu sayede daha “insan” kalmamızı sağlayacak ve bizi başka makinelerin karşısında oturan makineler olmamızı engelleyecektir.”

Heyecan verici, değil mi?