Arda Özgüven

Arda Özgüven

Arda Özgüven | Kurucu (Felsebiyat Dergisi), Yazar, Şair, Editör

Editör tarafından 08.06.2014 tarihinde eklendi.

Kimsiniz ve ne işle meşgulsünüz?

Antalya – Ankara arasındaki 518 kilometrelik yolda hissettim ilk kez yaşadığımı. Yol kenarındaki başak tarlalarını izlerken yazdığımdan çok, bulutlara bakıp yazmak istediğim kelimelerle çıktım yola. Çalışanlarının emeğini gasp eden editörler ile çalıştım ve kadınları kullanarak tiraj artıran dergiler gördüm. Bunlara tepki olarak da 2011 yılının ortalarına doğru Felsebiyat İnternet Dergisi’ni [1] kurdum. Eğitim sistemiyle pek uyumlu olmasam da, şu aralar Anadolu Üniversitesi’nin Medya ve İletişim Bölümü’nde okuyorum. Eğitim hayatım boyunca sanatla hep iç içe oldum. Geceleri ay ışığını seyrederek yazdığım şiirleri bir çatı altında topladım ve ilk şiir kitabım Bir Çok Ben’i 2012 yılında okuyucuya sundum. Bu kitap dışında basıma vermediğim birkaç kitaba ve sahnelenmeyen tiyatro oyunlarına sahibim.

Günlük hayatımın çoğunu Felsebiyat Dergisi ile geçiriyorum. Hatta öyle ki “Yarasa” lakabını alacak kadar çok çalışıyorum bazen. Felsebiyat Dergisi’nde, cehalete sanatla savaş açmaya çalışıyoruz ekip olarak. Yeri gelince Twitter [2] ve sosyal medya üzerinden kampanyalar başlatıyoruz mesela. Bunun en büyük örneği iki yıl önce başlattığımız “Otizmi Fark Et, Yaşamı Paylaş [3] Kampanyası“dır. Onun dışında okuyucularımızın çalışmalarını yayınladığımız Felsebiyat Blog [4], tarih ekimiz Epigramme [5] ve de haber yazarı olmak isteyen gençler için hazırladığımız Kendi Medyanı Yarat Köşesi ile yakın zamanda görme engelli vatandaşlarımız için başlatmayı düşündüğümüz Felsebiyat Sesli projeleri [6]  ile ilgileniyorum. Bazı sözlüklerde söylenenlerin aksine okuyucularımızla vakit geçiriyorum bazen. Hatta bunun için geçtiğimiz günlerde Ask.fm’de bir hesap açtık [7] ve oraya gelen okuyucu sorularını cevaplıyoruz ekip halinde… Yani anlayacağınız, benim hayatımın büyük bir kısmı Felsebiyat Dergisi ile geçiyor artık…

Ne tür bir donanım kullanıyorsunuz?

Teknolojiye çok da karşı değilim, insanın hayatını kolaylaştırabilecek her türlü yeniliğin kullanılmasından yanayım. Mümkün olduğunca az çeşitte teknolojik ürün kullanmaya çalışıyorum. Hayatın daha soyutsal yaşandığını düşünüyorum teknolojik aletlerden dolayı. Bu aletler insanların yapması gerektiği işleri yaparak hissiyatı azaltıyor bana göre. Ama bunun yanında mecbur olduğumdan bilgisayar, cep telefonu ve röportaj yapan her adamın olmazsa olmazı olan ses kayıt cihazlarını kullanıyorum. Bilgisayar dışındaki diğer teknolojik aletleri mümkün olduğunca az kullanıyorum, telefon da dahil…

Ve ne tür bir yazılım?

Telefon kullanmayı çok sevmediğimden sosyal medya programları dışında pek fazla program kullanmıyorum. Bilgisayarımda ise tam tersi; işlerimde yardımcı olabilecek her türlü programı kullanırım. Bunun dışında haber, spor ve bazı mizah sitelerini ziyaret ederim.

Gün içerisinde çok fazla yazıyla ilgilendiğim için kalan zamanımı kitap okuyarak geçiremiyorum ne yazık ki. Bunun yerine bilgisayar oyunlarını ve de şiir kitaplarını tercih ediyorum. Şiir kitapları kahve ile güzel gidiyor. Bizden önceki ağabeylerimiz neler yazmışsa onları okuyup anlamak gerekiyor bazen. Bilgisayar oyunlarında ise herkesin aksine, PES serisini pek sevmiyorum. Ben kendimi bildim bileli FIFA’nın yeni oyununu beklerdim. FIFA serisi geçmişten günümüze gelen futbolu çok iyi yansıtıyor bana kalırsa. Onun dışında strateji ve polisiye – macera oyunlarını tercih ediyorum. Bunlara örnek vermek gerekirse tabii ki koyu bir Grand Theft Auto hayranıyım.

Müzik konusuna gelirsek eğer, daha çok eski tarz müzikleri tercih ediyorum. Frank Sinatra, Elvis Presley, Michael Jackson, Jacques Brel, Johnny Cash tarzı isimleri dinlemeyi seviyorum. Türkiye’de ise son zamanlardaki favorim Neşet Baba ile Emre Nalbantoğluve Orkestrası. Son derece güzel müzik yapan, iyi adamlardır! Ayrıca Fransızca ve Hintçe şarkılara karşı büyük bir ilgim var. Sinema alanında da Hollywood filmlerinden daha fazla tercih ederim bu iki ülkenin filmlerini. Onun dışında Sadri Alışık filmlerinin de yeri ayrı tutulmalıdır bence.

Hayallerinizi süsleyen yazılım ve donanımı tarif eder misiniz?

Ben hala ışınlanma aracının icat edilmesini bekleyenlerdenim. Bizler ekranlar karşısında Jetgiller’i izleyen insanlarız, bunun gerçekleşmesini bir tek ben istemiyorumdur eminim… Bence dünyamızın en büyük sorunu bu; yapsalar her ülkeye bu aletlerden, ne petrol savaşları kalır ne de soykırımlar…

Son olarak insanlara; savaşların aslında cehaletten çıktığını, her savaşın çıkar ilişkileri için yaratıldığını anlamaları gerektiğini söylüyorum. İnsanlar kitap okur ya da araştırırlarsa, savaşların ne kadar gereksiz olduğunu da öğrenebilirler. Çocuk istismarının olmadığı, kadınların şiddet görmediği, çocukların savaşlar yüzünden babasız kalmadığı, hayvanların katledilmediği ya da sirk çatıları altında eziyet görmediği bir dünyada yaşamak neden mümkün olmasın?


[1] http://www.felsebiyatdergisi.com/
[2] https://twitter.com/felsebiyat
[3] #otizmifarketyasamipaylas
[4] http://www.elsebiyatdergisi.com/blog
[5] http://www.felsebiyatdergisi.com/epigramme
[6] http://www.felsebiyatdergisi.com/-felsebiyat-sesli
[7] http://ask.fm/felsebiyat