Joe Armstrong

Joe Armstrong

Joe Armstrong | Yazılım Geliştirici (Erlang)

Editör tarafından 02.04.2013 tarihinde eklendi.
(28.03.2013 tarihli röportajın çevirisidir.)

Kimsiniz ve ne işle meşgulsünüz?

Joe Armstrong [1], yazılım mühendisiyim. En çok Erlang‘daki çalışmalarım sayesinde tanınıyorum.

Ne tür bir donanım kullanıyorsunuz?

Evde 15 inç bir MacBook Pro‘m var. Seyahat, konferanslar filan için, 11 inç bir MacBook Air‘im var. Resim düzenlemeleri için ise bir iMac‘im var.

NAS’ım 4 TB Synology DS 411 Slim.

İki adet Raspberry Pi ve bir sürü Arduino‘m var.

İşte, Ubuntu çalıştıran Intel dört çekirdekli 2.9 GHZ CPU 8 GB RAM 250 GB SSD’li bir Dell Latitude E6430  var.

Fotoğraf makinesi: Lumix G3 - micro 4/3 ile fantastik Vario 1:4/4-14 lens.

Müzik üretimi: Roland Integra-7 (şahane makine - tüm orkestra bir kutuda) ve Roland RD-700NX sahne piyanosu.

Ah, ve Bose QuietComfort 15 gürültü azaltıcı kulaklıklarım - uzun mesafe uçak yolculukları için gerekli.

Müzik dinlemek için Sonos ses sistemi.

Ve ne tür bir yazılım?

Tüm programlama işleri için, Emacs, make ve bash.

Sunumlar için Keynote. Yazılar için Pages.

Fotoğraf düzeltmeleri için Photoshop Elements, imgeleri düzenlemek için Aperture.

Müzik için Spotify ve Rdio.

Kitaplarımı; Emacs’de XML biçimlendirmesi kullanarak (nxml mod) yazıyor, yazdıklarımı yazım denetleyicisinden (aspell) ve  Mac ses bireşimcisinden (voice synthesizer) geçiriyorum.

Emacs’de kod yazıyorum - Chrome tarayıcıda çalıştırdığım Javascript dışında, herhangi bir IDE kullanmıyor ve hata ayıklamaları için printf‘i kullanıyorum.

Ortak projelerde GitHub‘ı, çalıştığım makineler arasında dosya transferi için Dropbox‘ı, yedekleme ve özel projeler için Dreamhost‘u kullanıyorum.

Sürüm kontrolü için git ve svn kullanıyorum.

Programlama işlerinin çoğunda; Erlang, bash betikleri, Javascript, C, Prolog ile çeşitli “Lisp“ler ve “makefile“lar kullanıyorum.

Web pano defteri olarak Evernote ve işleri organize etmek için ise Chandler.

Hayallerinizi süsleyen yazılm ve donanımı tarif eder misiniz?

Bozulmayan yazılım.

Sınırsız miktarda kağıt ve akmayan kalemler.

Pili birkaç gün giden 11 inçlik bir dizüstü bilgisayar isterdim. 16 GB bellek ve 500 GB SSD’den fazlasına ihtiyacım olacağını düşünmüyorum.

Sistemimin yüksek kaliteli bir ses girişi olurdu.

Makinedeki veriyi hatadan etkilenmeyen bir depoda tutardı.

Bir makine bozulsa bile; işime kaldığım yerden, hiç veri kaybetmeden, birkaç saniye içerisinde bir diğer makinede başlayabilirdim.

Makinem çalınırsa kısa bir süre sonra tümüyle kullanılamaz hale gelmesini isterdim - bu sayede kimse çalmaya uğraşmayacaktır.

Şifrelere ihtiyacım olmaması için makinemin bir mekanizma sayesinde (parmak izleri, retina taraması, DNA, kim bilir?) beni tanımasını isterdim.

Tüm verime sonsuza dek güvenle ulaşabilmek ve dizinlere ayırıp aradığımı bulabilmek isterdim.

Verimin anlık görüntülerini alıp onu koruyan ve hiçbir şeyin yanlışlıkla kaybolmadığı ya da yok olmadığı top yekün bir yedekleme çözümü olsun isterdim.

Hiç virüs, truva atı ve kötü amaçlı yazılım olmasın istiyorum.

Bu yazdığım şeyleri oluşturmaya çalışıyorum, ama hala ilk noktada takılı kalmış durumdayım: bozulmayan yazılım.


[1] http://armstrongonsoftware.blogspot.ru/